Üst Yönetimin, Etik Kod Kültürünün Oluşturulmasındaki Önemi

Etik özellikle profesyonel yaşamda çoğu kez uyulması zor davranış kalıplarından oluşur. Bunun sebebi her zaman siz olmak zorunda değilsiniz bazı Firmalarda üst yönetimin şirketin etik kültürüne aykırı davranışlar sergilemesi veya etik politikaların arkasında yeterince durmaması gibi etkenlerden ötürü de doğru ile yanlış arasındaki o çizgi belirsiz olabilir.

Söylem tek başına hiçbir zaman yeterli olmaz. Davranışlar ile güçlendirilmedikçe söylemlerin çalışanlar üzerinde hiçbir etkili ve yaptırıma dayalı bir gücü olamaz. Üst yönetim taahhüt etmedikçe bir şirketin etik kültürü yoktur. Çalışanlar sadece üst yönetimin söylediklerini dinlemekle kalmaz, nasıl davrandıklarını da gözlemler ve nihai kararlarını bu gözlemleri sonucunda verirler.

Çalışanlar, bir Firmada neyin gerçekten önemli olduğuna dair sinyaller ararlar. BU sinyallerin güçlü veya zayıf olması bir şirketteki yazılı kurallar bütününe ne derece uyulduğunun en büyük göstergesi olurlar. Çalışanlar, üst yönetimin gerçekte şirketin temel değerlerine ne derece bağlı olup olmadığını bilmek ister.

Firmanın adalet sistemi son derecede önemlidir. Çalışanlar sadece kendilerine adil davranılmasını değil aynı zamanda sevilmeyenler gibi tabirlerin yer almamasını ve toplumda olduğu gibi iş yerlerinde de kategorize edilmediklerini görmek istiyorlar. Etkili liderliğin temel unsurlarından biri dinlemektir. Firmanın üst yönetimi ne derece çalışanlarını dinliyor ve onlarla etkileşimde bulunuyor konusu etik kültürün temel unsurlarından birisini oluşturur.

Etkili İletişim Sağlanmalı, Üst Yönetim ile alt kadrolar daha sık bir araya gelmelidir.

Üst düzey liderlik, çalışanlarla oturmak için zaman ayırmalı ya da herkesin katılım gösterebileceği şekilde toplantılar yapmalı ya da sadece etkili birkaç kişiye ulaşmalı, onlarla bir fincan kahve içmeli, nasıl olduklarını görmelidir. Bu tür davranışlar, etik davranışları tepeden kurmak ve aşağı doğru yayılmasını sağlamak açısından çok önemlidir.

  • Dinlemek, çalışanların şirketin bir parçası olduklarını hissetmelerini sağlayabilir, ancak aynı zamanda yönetimin, şirkete nüfuz edecek bir etik kültür arzusunu daha da iyi ve sağlam bir şekilde ifade etmesine ve genişletmesine olanak tanır.

Bir CEO için açık kapı politikası olduğunu, şirketin değerlerine aykırı olan yasa dışı davranış veya etik olmayan davranış hakkında herkesten haber almak istediğini söylemek bir şeydir. Bununla birlikte, eğer hiçbir çalışan CEO’ya yaklaşmaktan korktuğu için önemli bir etik ihlali paylaşamıyorsa, o zaman o şirketteki uygulama ile gerçeklik arasında bariz bir kopukluk vardır.

Davranış ile söylemlerin tutarlı olması son derece önemlidir.

Üst yönetim uyumun bir numara olduğunu söylüyorsa, ancak kuralları atlayan bir kişi disipline edilmez veya daha kötüsü, terfi yoluyla ödüllendirilir ise bu şirkette etkili bir etik sürecin yönetilmesi söz konusu olamaz.

Davranışı basitçe modellemekten daha fazlası çok önemlidir; liderler işi etik değerlere göre yürütmelidir. Önemli bir kavrayış, kıdemli liderlerin çalışanlarına nasıl davrandıklarıdır. Ancak, üst düzey liderlik yalnızca sonuçta yönlendiriliyorsa, bu mesaj çalışanlar arasında da hızlı bir şekilde yayılacaktır. Kısacası, kelimeler güzeldir, hatta önemlidir, ancak eylemler kelimelerden çok daha etkilidir ve davranışların değiştirilmesi için etkili bir kaynaktır.

Önemli olan, üst yönetimin söylediği ile şirketin temel değerleri arasındaki – kuruluşun söyledikleri ve yaptıkları arasındaki uyumdur. Bunların hepsi üst yönetimin ofislerinden çıkıp sahadaki çalışanlarla yalnızca ne düşündüklerini değil, nasıl hissettiklerini de görmek için konuşması ve iletişim kurması ile başlar.

Hiçbir şirket etiğe aykırı davranmak istemez ve çoğu çalışan etik dışı davranışlarda bulunmak istemez, ancak üst yönetim çalışanlarla konuşmazsa, mesajlarının nasıl alındığını (ve algılandığını) bilemezler. Üst yönetimin söyledikleri ile çalışanların aldıkları arasında bir kopukluk olmaması etkili bir etik süreç yönetiminin en önemli unsurudur.

Bir cevap yazın